Sadece bir Dünyamız var!

Almanya´da birçok çocuk evindeki çöpleri ayırıyor. Almanya´da sarı, turuncu ve yeşil çöp konteynerleri vardır. Gittikçe daha fazla insan arabasını mümkün olduğunca az kullanmaya özen gösteriyor. Almanya´da birçok insan çevreyi koruyor çünkü bizim sadece bir dünyamız var. Bundan dolayı Almanya´nın dış politikasında çevre önemli bir konudur. Elbette bu Büyükelçilik için de geçerli.

Su:

Sadece bir dünyamız var! Fotograf büyültme (© Almanya Büyükelçiliği Ankara / Ümmühan Yılmaz) Su hayattır. Buna rağmen suyu, mesela yıkanırken veya duş alırken, tasaruflu kullanmıyoruz. Su tüketimi bununla sınırlı değil. Suyu ne kadar savurgan kullandığımızı bazen fark edemiyoruz bile. Örneğin bir kotun üretiminde binlerce litre su kullanılıyor. Bir kilo dana etinin üretimi için 10.000 litreden fazla su yem bitkilerinin sulandırılmasına harcanıyor.

Muhtemelen sen günde yıkanmak, yemek pişirmek ve içmek için sadece sınırlı miktarda suyun bulunmasını hayal bile edemiyorsundur. Afrika´da, Orta Asya´da veya Orta Doğu´da bazı insanlar birazcık su için uzun mesafeler yürümek zorunda kalıyorlar. Bazı insanlar ise günün birinde hiç su bulamayacağı için endişe ediyor. Bu o insanların hayatını olumsuz etkiliyor. Bundan dolayı su, su kaynakları ve nehirler için gittikçe daha fazla tartışmalar çıkıyor. Diplomatlar bu tür tartışmalarda arabuluculuk yapıyor ve adil çözümler bulmaya çalışıyorlar. Almanya için bu çok önemli bir husus.

Hayati olan su kaynaklarının önemini hatırlatmak amacıyla 1993 yılından beri her yıl 22 Mart´ta Birleşmiş Milletler "Dünya Su Günü" kutlanır. Ayrıca Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 2005-2014 arasındaki yıllar için "Hayat Kaynağı Su" sloganını belirledi.

İklim:

Çevre ve İklim Fotograf büyültme (© Almanya Büyükelçiliği Ankara / Ümmühan Yılmaz) Dünya tarihinde kasırgalar, seller ve sıcaklıklarda aşırı dönemler çok kez meydana geldi. Fakat eskiden bu tür doğal afetler nadiren görülürken, bugün bu olayların insanların tutumundan dolayı kaynaklanan felaketlere dönüştüğünü görüyoruz. Çünkü biz insanlar örneğin araba kullanarak gittikçe daha fazla sera gazı üretiyoruz ve böylece iklimin ısınmasına yol açıyoruz. İklim değişikliği bundan sonra daha fazla tetiklenmemeli. Fakat tek bir ülke bununla mücadele edemez. Sadece mümkün olduğunca fazla devlet işbirliği yaparsa bu başarılabilir. Ancak maalesef bu o kadar da kolay değil.

Elbette herkes iklimin korunmasından yana. Ancak dünyada birçok insan buna rağman arabasını kullanmak ve yüksek hayat standardında yaşamak istiyor. Neden olmasın, sonuçta bizde böyle yaşamak istiyoruz. Fakat daha fazla araba ve daha fazla sanayi daha fazla sera gazı ve hava kirliliği anlamına geliyor. Burada soru şu: Adil olan nedir? Her bir insan havayı ne kadar kirletebilir?

Bu konuları hükümetler görüşmesi gerekiyor. Hükümetlerin bir orta yol bulması ve çevrenin korunmasına hangi ülkenin ne kadar katkı sağlayacağına karar vermeleri gerekiyor. Bu alanda bazı olumlu gelişmeler olsa da daha çok yol kat edilmesi gerekiyor. Çünkü her ülke sürece şu anda katkı sağlamıyor ve herkes uzun vadeli düşünmüyor. Diplomatlar ise bu konunun unutulmaması için çaba sarf ediyorlar. Diplomatların çabaları ilk meyvelerini verdi bile: Örneğin bugün 77 ülkenin üye olduğu ve yenilenebilir enerjiyi dünyaya yaymayı amaçlayan bir Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (IRENA) var. Yenilenebilir enerji altına rüzgar, güneş ve su gibi doğada bolca mevcut olan enerji kaynaklarını anlıyoruz. Bu kaynaklar problem ve atık maddeler yaratmıyor.

Hayvanları koruma:

Sadece bir dünyamız var! Fotograf büyültme (© Almanya Büyükelçiliği Ankara / Ümmühan Yılmaz) İklim değişikliği, su kıtlığı ve insanların çöpleri hayvanların doğal yaşam alanlarını kısıtlıyor. Mesela dünyanın ısınmasından dolayı kutup ayılarının yurdu olan kutuplar eriyip gidiyor. Kutup ayıların yanı sıra daha birçok hayvan türünün de nesli tükenmek üzere. Sırf Almanya´da hayvan ve bitki türlerinin üçte biri yok olma tehlikesiyle karşı karşıya.

Almanya bunu önlemek için başka ülkelerle birlikte işbirliği yapıyor. Almanya uluslararası birçok anlaşma ve sözleşmeye imza atarak kendini hayvanları korumaya yükümlendirdi. Mesela bu uluslararası anlaşmalardan birisi, balina avını düzenleyen ve ülkelerin av kotalarını belirleyen anlaşmadır. Devletler arasında böyle anlaşmaların müzakere edilmesinde diplomatlara büyük işler düşüyor.